Gözlerinizin Pasını Siliyoruz: En İyi 10 Scarlett Johansson Performansı

Güzelliği kadar oyunculuğuyla da göz dolduran Scarlett Johansson'ın en iyi 10 performansını sizler için derledik


Gözlerinizin Pasını Siliyoruz: En İyi 10 Scarlett Johansson Performansı

Beyazperdenin gelmiş geçmiş en güzel, güzel olduğu kadar da başarılı kadınları arasında yer alan Scarlett Johansson'un şimdiye kadarki en başarılı performanslarını derledik. Çekiciliğiyle insanın aklını başından aldığı rollerinden, masum kızı oynadığı filmlerine kadar geniş bir perspektifte ele aldığımız Scarlett Johansson'un, başrol oynamadan da büyük bir etki yarattığı filmlerini de değerlendirmeye aldık. Listeye giremeyenler ise... Sadece girememişler, yoksa Johansson'un kötü olduğu bir performansı mı var? Öyle düşünen varsa da bir daha düşünsün!

Lost In Translation (2003)

IMDB Puanı: 7,8
Metascore:    89

Başrollerini Scarlett Johansson ile Bill Murray’nin paylaştığı Sofia Copola (Godfather serisinin yönetmeni Francis Ford Coppola’nın kızı) imzalı filmde Murray’i eski parlak günleri geride kalmış bir film yıldızı, Johansson’u ise fotoğrafçı sevgilisi tarafından terk edilmiş genç bir kadın olarak görüyoruz. Tokyo’da bir otelde konaklamakta olan bu iki Amerikalı, hayatlarındaki sorunlara ve aralarındaki yaş farkına rağmen neon ışıklar ve yağmurlar altında birbirleriyle kurdukları bağı anlatıyor. Hayattan keyif almanın yolunu birlikte buldukları hikayede ikili, yalnızlığın çaresinin yalnızca romantik bir ilişkide yatmadığını, olağanüstü bir dille anlatıyor.

 

Vicky Cristina Barcelona (2008)

IMDB Puanı: 7,1
Metascore:    70

İki yakın arkadaş Vicky (Rebecca Hall) ve Cristina’nın (Scarlett Johansson) , çıktıkları İspanya tatilinde bir ressam olan Juan (Javier Bardem) ile tanışırlar. Evlilik arifesindeki Vicky Juan’ın baştan çıkarıcı hallerine her ne kadar Cristina kadar kapılmasa da yine de kendini tutmakta zorlanır. İki arkadaşın tutku dolu Barcelona tatilinin gidişatı ise hikayeye Juan’ın eşi Maria Elena’nın (Penélope Cruz) da dahil olmasıyla daha da karışıyor. Woody Allen imzasının her karede hissedildiği film, romantik dramlar listelerinin de vazgeçilmezi.

 

The Prestige (2006)

IMDB Puanı: 8,5
Metascore:    66

Robert Angier (Hugh Jackman) ve Alfred Borden (Christian Bale) iki sihirbazı canlandırdığı Christopher Nolan imzalı film, bu eskiden çok yakın dost olan bu iki sihirbazın talihsiz bir kaza sonrası birbirine düşman kesilmesiyle başlıyor. Birbirlerinin performanslarını sabote eden, numaralarının arkasındaki gerçekleri gün yüzüne çıkaran iki düşmanın hikayesinde Scarlett Johansson’ı ise Michael Caine ve Rebecca Hall ile birlikte yardımcı oyuncu olarak izliyoruz. Başrolde olmamasına karşın güzelliği ve oyunculuğu ile izleyiciyi büyülemeyi başaran Johansson’un yer aldığı filmin IMDB TOP 100 listesinde 48. sırada yer aldığını da hatırlatmakta yarar var.

 

Match Point (2005)

IMDB Puanı: 7,7
Metascore:    72

Yine bir Woody Allen filmi Match Point, yine bir aşk dörtgeniyle baş başa bırakıyor izleyiciyi. Ümit vaad eden ancak çalışmayı pek sevmediği için hiçbir zaman üst seviyeye çıkamayan Chris Wilton’ın (Jonathan Rhys Meyers), üst sınıf içinde kendine bir yer edinme çabasını anlatan filmde Chris, tenis dersleri verirken tanıştığı ve sonradan yakın arkadaş olduğu Tom Hewett’ın sıkıcı ancak zengin kız kardeşi Chloe ile bir ilişkiye başlıyor. Yüksek sosyeteye girme yolunda emin adımlarla ilerlediği sırada ise karşısına sahne dışında kibrinden taviz vermemesine karşın izleyici önünde özgüvenini kaybedip duran başarısız Amerikalı başarısız bir olan Nola Rice (Scarlett Johansson) ile tanışıyor. Chris, kayınbiraderinin sevgilisi olan Nola ile paranın gölgesi, kapı ve duvarların arkasında bir aşk yaşamaya başlıyor. İnsanı baştan çıkaran filmde Johansson, oyunculuğu kadar fiziği ve cazibesiyle de izleyiciyi etkilemeyi başarıyor.

 

Ghost World (2001)

IMBD Puanı:  7,4
Metascore:     88

İki yakın lise arkadaşı olan Enid (Thora Birch) ve Rebecca’nın (Scarlett Johansson) öğrencilik döneminde kurdukları gelecek hayalinden, hayatın gerçeklerine nasıl geçiş yaptığını anlatıyor Ghost World filmi. Eğitimlerine devam etmeyi reddeden ve hayata birlikte göğüs germeye karar veren ikilinin yolları ise Enid’in okuldan mezun olamamasıyla ayrılıyor. Ekonomik özgürlüklerini kazanma mücadelesi veren ‘garip’ ikili, ayrıyken uyum sağlamakta daha da zorlandıkları toplumsal arenada varlıklarını sürdürebilmek adına sorunun kendilerinde değil, insanlarda olduğu noktası üzerine odaklanmaya başlıyor. Ve bu öngörülerinin doğru olup olmadığını görmek içinse gazetedeki bir sevgili ilanına yanıt veriyorlar. Ancak hayatın sandıklarından farklı olduğunu gören ikili, lise sıralarında kurdukları hayallerin gerçeklikten ne denli uzak olduğunu deneyimleyerek öğrenirler.

 

Lucy (2014)

IMDB Puanı: 6,4
Metascore:    61

The Fifth Element ve Leon filmleri başta olmak üzere sinema dünyasına adını duyurmayı başarmış olan, aksiyon filmlerini önemli isimleri arasında yer alan Luc Besson’ın senaryosunu yazdığı, ayrıca yazıp yönettiği Lucy filmi, bir kaza sonucu kanına yoğun miktarda uyuşturucu karışan bir kadın olan Lucy’nin (Scarlett Johansson), evrimsel sürecin bir türlü bulunamayan bir sonraki basamağına nasıl dönüştüğünü anlatıyor. Profesör Norman rolünde Morgan Freeman’ı gördüğümüz film aksiyon sahnelerinin yanı sıra evrimsel sürece dair uçarı ancak gerçeklik zemininden kopmamış dokunuşuyla da fantastik bir bilimkurgudan ibaret olmadığını gösteriyor. Aksiyon severlerin memnun kalacağı şüphesiz bir gerçek.

 

Marvel Evreni

Iron Man 2 filmindeki küçük fakat etkin rolüyle giriş yaptığı Marvel Evreni’nin kısa zamanda en önemli parçası oluverdi Scarlett Johansson Natasha Romanoff, ya da diğer adıyla Black Widow rolüyle. Her yeni filmle kendine Marvel Evreni içinde daha da önemli bir yer edinen ve artık serisinin en vazgeçilmez karakteri haline gelen Black Widow’u başkasının canlandırdığını düşünmek bile imkansız artık. Duruşuyla, fiziğiyle ve hepsinden önemlisi sesiyle, oynadığı sahnelerde varlığını hissettirmeyi başaran Johansson için Avengers’ın Logan’ı desek abartmış sayılmayız..

 

Girl With A Pearl Earring (2003)

IMDB Puanı: 7,0
Metascore:    72

Tracy Chevalier’in biyografi niteliğindeki aynı adlı kitabından beyazperdeye uyarlanan film, Hollandalı ressam Johannes Vermeer’in 1667 yılında tamamlamış olduğu Girl With A Pearl Earring (İnci Küpeli Kız) tablosunun perde arkasını anlatıyor. Vermeer’in (Colin Firth) evinde bir hizmetçi olarak çalışan Griet (Scarlett Johansson) adlı genç kadının nasıl hizmetçilikten Vermeer’in asistanlığına yükseldiğini, oradan da en ünlü tablosunun başrolü oluverdiğini anlatan hikaye, sanat aşkının kurduğu bir atmosfer etrafında iyisiyle kötüsüyle tutkunun her yönünü gözler önüne seriyor. Griet rolünde izlediğimiz Johansson ise tavrıyla, duruşuyla, zekası ve elbette güzelliğiyle hikayedekiler kadar izleyiciyi de büyülüyor.

 

Chef (2014)

IMDB Puanı: 7,3
Metascore:    68

Iron Man serisinin yönetmeni Jon Favreau’nun başrolde olduğu Chef, bir yemek eleştirmeninden aldığı olumsuz kritiğin ardından yaratıcılığını yeniden göstermek adına bir yemek kamyoneti alan Carl adlı aşçının kendini bulma yolculuğunu anlatıyor Bir yandan kamyonette sandviçler yapan, diğer yandan da kapitalist sistemin dayattığı çalışma saatlerinin dışına çıkarak ailesiyle yeniden başlarını kurmaya başlayan aşçımızın hikayesinde Scarlett Johansson ise karşımıza Molly karakteri olarak çıkıyor. Ailecek vakit geçirmek isteyenler için iyi bir seçen olan filmde Johansson, birkaç dakikalık rolüne rağmen etkisini göstermeyi yine bir şekilde başarıyor.

 

Ghost in the Shell (2017)

IMDB Puanı: 6,6
Metascore:    52

The Ghost In The Shell adlı çizgi romandan beyazperdeye uyarlanan, 1995 yapımı aynı adlı animasyondan da esinlenmeyi ihmal etmeyen 2017 yapımı filmde Scarlett Johansson’u, dünyayı suçtan arındırmak adına mücadele veren bir droid-insan olarak görüyoruz. Türünün tek örneği olan Major lakaplı Johansson, insanların zihnine girmek ve onları kontrol etmek için bir yol bulan teröristleri durdurmaya çalıştığı sırada ise onu bir droid-insana çevirenlerce hayatının kurtarılmadığını, aksine hayatının ‘çalındığını’ öğreniyor. Bir yandan geçmişe yolculuk yaparken diğer yandan da başındaki dertlerle uğraşan süper-asker Major, karşısına hangi engel çıkarsa çıksın durmamakta kararlı, hayatını çalanlardan intikam alma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Senaryo bağlamında animasyonun ve çizgi romanın gerisinde kalmasına karşın aksiyon sahneleriyle baş döndürmeyi başaran Ghost in the Shell, Johansson’un neden aksiyon filmlerinin vazgeçilmez kadını olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.


Bu içeriğe tepkiniz?

Kalplere Boğuldum Kalplere Boğuldum
1
Kalplere Boğuldum
Gül Gül Öldüm Gül Gül Öldüm
2
Gül Gül Öldüm
Biraz Düşünceli Biraz Düşünceli
1
Biraz Düşünceli
Şok Oldum Şok Oldum
1
Şok Oldum
Sinirliyim Sinirliyim
0
Sinirliyim
Katılmadım Katılmadım
3
Katılmadım

Yorumlar

Yorum yazabilmek için giriş yapınız.