Okumadan İzlemeyin! | Justice League: DC Bu Sefer Başarabildi Mi?

Bu hafta viyona giren DC'nin yeni filmi Justice League / Adalet Birliği nasıl mıydı? Cevabı bu yazıda!


Okumadan İzlemeyin! | Justice League: DC Bu Sefer Başarabildi Mi?

DC evreninin merakla beklenen yeni filmi Justice League / Adalet Birliği sinema salonlarındaki yerini alıyor. Merak edenler için malum soruyu yanıtlıyoruz: Nasıl bir film?

 

DC sonunda başarmış mı?

DC’nin aslında isterse iyi işler çıkarabileceğini Wonder Woman filminde görmüştük. Öyle ki Wonder Woman gişede elde ettiği büyük ve şaşırtıcı başarısıyla ağzımızı bir karış açık bırakmıştı. Ne bir kadın karakterin bu kadar beğenilmesini, ne DC’nin Marvel ile rekabet edebileceğini ne de süper kahramanlar dünyasının akla ilk gelen isimlerinden olmayan karakterinin bugünkü popülerliğine ulaşabileceğini düşünmüştük.

 

Peki ya Justice League?

Eğri oturup doğru konuşalım, Justice League / Adalet Birliği filmi çizgi roman uyarlamaların en yeni hayal kırıklığı. Bunun ardında yatan birçok sebep olmasına karşın her bir sebebin kendine özgü mantıklı bir açıklaması da var (Bu konuya daha sonra tekrar değineceğiz). Ancak son tahlilde filmin Avengers: Age of Ultron ile Suicide Squad arasında bir yerlerde olduğunu söyleyebiliriz sanırım.

 

Konusu

DC evreninin bu yeni filmi Superman sonrası dönemde geçiyor. Superman’in ölümüyle dünyayı bir korku salmış ve savunmasız olan dünya dış güçlerin tehdidi altına girmiştir. Yaşananların sorumluluğunu omuzlarında hisseden Batman ise insanlığı kurtaracak bir birlik kurma taraftarıdır. Bu birlikte yer almasını planladığı isimler ise Wonder Woman, The Flash, Aquaman ve Cyborg’dur.

 

Düşman kim?

Filmde kahramanlarımızın karşı karşıya kaldığı düşman, DC’nin en güçlü kötüsü Steppenwolf’un ta kendisi. Ayaklı kıyamet Steppenwolf, dünyaları yok etmek için kullandığı küplerini alıp, kendisini bir zamanlar yenmeyi başarmış olan birlikten, Atlantisliler, İnsanlar, Amazonlar ve hatta tanrılardan oluşan bu büyük gruptan intikam almaya, dünyalarını kurutmaya gelmiştir. İnsanlığın o güne dek karşısına çıkan en güçlü düşman olan yaşayan cehennemin karşısında ise süper kahramanlardan kurulu bir tim vardır.

 

Superman dönüyor mu?

Fragmanı görmeyen olduğunu sanmadığım için bu soruya evet cevabı vermekten çekinmiyorum, hem de hiç! Zira stüdyo, filmden görseller gelmeye başladığı günden itibaren sürekli olarak bu müjdeli haberi verip duruyor. Ancak nasıl döndüğünü tam olarak bilmiyoruz, ben biliyor olmama karşın söylemek istemiyorum –classified info çünkü, stüdyonun ricası.

 

Kahramanlarımız nasıl?

Dürüst olayım, filmin en merak edilen kahramanı filmde az gördüğümüz isim, Aquaman. Jason Momoa’nın reklamını öyle çok, öyle çok yaptı ki stüdyo, heyecanlandık. Neler yapabileceğini bilmeyen kişiler olarak Zack Snyder’in burada yaratıcılığını kullanmasını ve bizi aynı ilk filmde Batman ile yaptığı gibi şaşırtmasını beklemiştik. Ne var ki Jason Momoa’nın canlandırdığı Aquaman güçlerini hiç ama hiç kullanmıyor filmde, o bir-iki kereyi de istisna sayıyorum şahsen. Bu konuda büyük hayal kırıklığı yaşadım.

 

Batman’e ne oldu, Ben Affleck nasıl?

Batman v Superman: Dawn of Justice filmi öncesi “Ben Affleck’i Batman yapan casting ekibinin ben aklına…” diyordu herkes, kimse yalan söylemesin. Filmi izledikten sonra ise Affleck filmin tek artısı oldu, gösterinin yıldızıydı. Ancak “Ben Affleck DC evreninden ayrılıyor” haberleri gerçek gibi duruyor, zira Affleck film boyunca keyifsiz, hep huysuz, suskun, bıkkın… Hani sete “Bitse de gitsek” der gibi gelmiş, eğer karakter derinliğiyse de o kadar derinmiş ki anlayana helal olsun!

 

Olumlu yanları hiç mi yok be…

Var tabi, olmaz mı? Filmin –bana kalırsa– en büyük artısı girişi. Superman’in yokluğu ile birlikte dünya üzerine çeken hüzün ve kederi anlattığı o beş dakikalık kısımda Zack Snyder gerçekten de bir farklılık yaratabilecekmiş gibi duruyor, gerçekten de bu Wonder Woman’ın bir milat olduğu ve o ilk basamak üzerine daha güzel filmler getirebileceği umudunu aşılıyor. Ama sonrası bir hayal kırıklığı, bir facia, orası ayrı…

 

Gelecekte bizi ne bekliyor?

Justice League Part 2’de neyle, nasıl bir düşmanla karşılaşacağımızı bilemeyiz, zira film bize bu konuda bir ipucu vermiyor. Gelecekte bizi neyin beklediğini öğrenmek için biraz daha sabredip Aquaman ve Cyborg filmlerini beklememiz gerekecek şüphesiz. Ama şahsi fikrimi söyleyecek olursam, her ne kadar bir hayal kırıklığı da olsa Justice League / Adalet Birliği filminin  DC’yi silip atmak için yeterli olmadığı görüşündeyim.

 

Neden peki?

Nedeni basit. Marvel’ın aksine DC –hızına yetişebilmek için– solo filmler yapmak yerine önce kalabalık filmler yapmayı seçti. Böyle olunca da tanımadığımız karakterleri tanıtmak gibi bir sorumluluk başına bela oldu, filmi kısalttı. Ancak karakterleri tanıdıkça işlerin daha iyiye gideceği konusunda hiç şüphem yok benim, umutluyum. Zack Snyder’in de üstüne gelen stüdyoya çok yakında “Eee yeter artık, bırakın da işimi kendi bildiğim gibi yapayım, siz karışınca neler olduğunu gördük!” diye çıkışacağı ve ipleri eline alacağından da eminim. Bakalım, göreceğiz.

Justice League: Adalet Birliği Filminin biletini almak için buraya tıklayabilirsin. :)


Bu içeriğe tepkiniz?

Kalplere Boğuldum Kalplere Boğuldum
6
Kalplere Boğuldum
Gül Gül Öldüm Gül Gül Öldüm
12
Gül Gül Öldüm
Biraz Düşünceli Biraz Düşünceli
11
Biraz Düşünceli
Şok Oldum Şok Oldum
4
Şok Oldum
Sinirliyim Sinirliyim
0
Sinirliyim
Katılmadım Katılmadım
6
Katılmadım

Yorumlar

Yorum yazabilmek için giriş yapınız.