Ağzımız Açık İzledik! Kadınların Ortalığı Kasıp Kavurduğu Filmler | Part I

Kimi boksör, kimi aşık, kimi profesör, kimi sanatçı... Ancak hepsi de yaşadıklarına rağmen ayakta kalmayı biliyor.


Ağzımız Açık İzledik! Kadınların Ortalığı Kasıp Kavurduğu Filmler | Part I

Bazıları duygusal, dramatik, bazıları ise ilham verici... Kimi aşkın gücünü anlatıyor, kimi ise aşkın ne kadar can yakıcı olabildiğini… Biri mutlu sonla biterken, bir diğer ise insanın kalbinde derin bir sızı bırakıyor…

Sinema tarihinin güçlü kadınlarını, en etkileyici hikayelerini, büyük aşklarını ancak bundan da öte değişen hayatları anlatan 20 filmlik listenin ilk bölümü:

 

La Vie en Rose (2007)

Fransız müziğinin duayen ismi Édith Piaf hayatını konu alan dramatik, dramatik olduğu kadar ilham verici bir biyografi. Vizyona Kaldırım Serçesi adıyla giren filmde müziğin ünlü ismini ise Marion Cotillard canlandırıyor.  Biri Cotillard’ın aldığı En İyi Kadın Oyuncu ödülü dahil olmak üzere Oscar Ödülleri’nden iki ödülle ayrılan film, Kaldırım Serçesi lakaplı Piaf’ın 19 yaşında bir kaldırım kenarında başlayan trajedilerle dolu hayatını beyazperdeye yansıtıyor.

 

G.I. Jane (1997)

Beyazperdenin sevilen filmlerinin birçoğunda imzası bulunan yönetmen/yapımcı Ridley Scott’ın yönetmenliğini üstlendiği G.I. Jane, başrolde Demi Moore’un olduğu dramatik bir savaş filmi. Kadın senatör Jordan O’neill’in kadınların gücünü erkeklere kanıtladığı etkileyici bir hikayesiyle gönülleri fetheden filmde Demi Moore’a eşlik eden isim ise Lord of the Rings serisinin Aragorn’u Viggo Mortensen.

 

Mona Lisa Smile (2003)

Julia Roberts, Kirsten Dunst, Julia Stiles ve Maggie Gyllenhaal isimlerini bir araya getiren Mona Lisa Smile 1950lerde geçen ve açık görüşlü bir sanat profesörsünün, kadın öğrencilerini toplumsal alandaki rollerini sorgulamaya yönlendirmesini anlatıyor. Massachusetts’in Wellesley bölgesinde yer alan Wellesley College’da geçen hikayede Julia Roberts, 30 yaşındaki profesör Katherine Ann Watson’ı canlandırıyor. Filmin ayrıca Altın Küre adaylığı da bulunuyor.

 

Million Dollar Baby (2004)

Yönetmenliğini Clint Eastwood’un Million Dollar Baby, başrolde kendisinin ve Hilary Swank’ın yer aldığı bir başyapıt. Profesyonel bir boksör olmaya kararlı  Maggie Fitzgerald bir kadın ile antrenörü Frankie Dunn’ın epik fakat dramatik bir macerasını anlatıyor. IMDB’nin En İyi 250 Film listesinde 202. sırada yer alan filmin bunun yanı sıra En İyi Film, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ve En İyi Yönetmen Oscarlarını aldığını, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Uyarlama Senaryo ve En İyi Kurgu’da ise adaylık kazandığını belirtmekte de fayda var.

 

The Devil Wears Prada (2006)

Lauren Weisberger’in romanından beyazperdeye uyarlanan hikaye, yeni mezun Andy Sachs’ın, ünlü bir moda dergisinin editörü Miranda Priestly’nin yanında asistan olarak işe girmesiyle başlıyor. Moda dünyasıyla pek de alakası olmayan, hatta modanın kadını metalaştırıyor olmasından rahatsızlık duyan Andy, sonrasında ise Miranda’nın neler yapmaya çalıştığını daha iyi anlıyor. Meryl Streep’e Oscar adaylığı getiren, Anne Hathaway’in ise büyük bir çıkış yapmasına ön ayak olan The Devil Wears Prada bugün bile yüz binlerin bıkmadan izlediği filmlerden biri.

 

Revolutionary Road (2008)

1950liler Connecticut’ının banliyösünde geçen hikaye bir Richard Yates uyarlaması. Yönetmenliğini Sam Mendes’in üstlendiği film bir yandan kendi problemleriyle uğraşan, diğer yandan da iki çocuğunu sağlıklı bir şekilde büyütmenin mücadelesini veren bir çiftin dramatik hikayesini anlatıyor. Başrollerini Titanic filminin ikonik çifti Kate Winslet ve Leonardo DiCaprio’nun paylaştığı filmin üç Oscar adaylığı bulunuyor. Aynı zamanda bir sınıf eleştirisi olan romantik film gerçekçi dokunuşlarıyla sinema eleştirmenlerinin takdirini kazanmıştı.

 

The Queen (2006)

Yönetmen Stephen Frears’ın Oscar ödüllü filmi The Queen, adından da anlaşıldığı üzere bir İngiliz Kraliçesi’nin hayatını anlatıyor. Hayatta olduğu süre boyunca başta Britanya halkı olmak üzere dünyanın dört bir yanını etkilemeyi başarmış olan Prenses Diana’nın ölümü sonrası Kraliçe II. Elizabeth’in yaşadığı zorlukları ve kimsenin tahmin bile edemeyeceği artıcılar karşısındakini duruşunu konu alan biyografide Kraliçe’yi bu filmle Oscar kazanan Helen Mirren canlandırıyor.  Beş de Oscar adaylığı bulunan film, sinemanın en başarılı biyografilerinden biri olarak gösteriliyor.

 

Erin Brockovich (2000)

California’da tarihinin en güçlü kadınlarından biri olan Erin Brockovich’in mücadelesini anlatan Erin Brockovich, Steven Soderbergh imzalı bir biyografi. İşsiz ve bekar bir annenin bir sekreter olarak işe başlaması ve ardından da şehrin suyunu kirleten enerji şirketini neredeyse tek başına dize getirmesini anlatan hikaye, özellikle de Brockovich’in mucizevi mücadelesiyle dikkat çekiyor. Julia Roberts’a Oscar’ı getiren 2000 yapımı filmin bunun yanı sıra En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ve En İyi Senaryo dallarında adaylığı da bulunuyor.

 

Frida (2002)

Resim denince akla gelen en önemli isimlerden biri olan, kadın ressamlar arasında ise en üst sıralarda yer alan Frida Kahlo’nun hayatını anlatıyor Frida. Hayden Herrera’nın kitabından uyarlanan biyografide resme olan tutkusu kadar aşklarını ve sonrasında geçirdiği sakatlığını da ele alan filmde Frida’yı ise Salma Hayek canlandırıyor. Edward Norton’ın Amerikan tarihini önemli ailesi Rockefeller’den Nelson Rockefeller’i canlandırdığı, Alfred Molina’nın Diego Rivera, Antonio Banderas’ın ise David Alfaro Siqueiros’a hayat verdiği filmin iki de Oscar’ı bulunuyor.

 

Eat Pray Love (2010)

Elizabeth Gilbert’in en çok satanlar listesinde ilk sıraya yükselen aynı adlı kitabından beyazperdeye uyarlanan Eat Pray Love, başrollerini Julia Roberts ve Javier Bardem’in paylaştığı dramatik bir aşk hikayesi. Evliliğinin ne denli mutsuz geçtiğini fark eden bir kadının boşanmasıyla başlayan, ardından içindeki gerçek ben’i bulmak üzere dünyayı dolaşmasıyla devam ediyor. Yemek yemenin tatminin İtalya’da, inancını gücü Hindistan’da, gerçek aşkı ise Bali’de buluyor. Filmin yönetmenliğini ise Ryan Murphy üstleniyor.


Bu içeriğe tepkiniz?

Kalplere Boğuldum Kalplere Boğuldum
1
Kalplere Boğuldum
Gül Gül Öldüm Gül Gül Öldüm
0
Gül Gül Öldüm
Biraz Düşünceli Biraz Düşünceli
1
Biraz Düşünceli
Şok Oldum Şok Oldum
0
Şok Oldum
Sinirliyim Sinirliyim
0
Sinirliyim
Katılmadım Katılmadım
0
Katılmadım

Yorumlar

Yorum yazabilmek için giriş yapınız.