İzlerken Zamanın Nasıl Geçtiğini Anlamayacağınız 10 Film

Hangi filmi izleyeceğinize karar veremediniz mi? İşte başından sonuna gözlerinizi dahi kırpmadan izleyeceğiniz filmler!


İzlerken Zamanın Nasıl Geçtiğini Anlamayacağınız 10 Film

Arkadaşlarla oturmuş, imdb’yi açmış izleyecek bir film ararken bulmuştur hemen herkes kendini. İki ya da üç filmle başlayan seçenek listesi sonradan beşe, ona hatta yirmilere çıkar, herkes aklına gelen filmleri önermeye başlar ve iki saatlik bir mücadelenin ardındansa taraflar yorulup film işi rafa kaldırılır. Bizlerse hangi filmi izleyeceğini bir türlü bulamayanların derdine derman olacak, başlayınca bir çırpıda bitecek 10 filmlik bir listeyle karşınızdayız!

 

The Lives of Others (2006)

IMDB Puanı: 8,5

Metascore: 89

Asıl adı “Das Leben der Anderen” olan Alman yapımı film, 1984 yılında geçiyor. Bizleri Doğu Almanya’ya götüren hikaye, Georg Dreyman isimli örnek bir vatandaşın, aslında sanıldığı kadar masum biri olmadığının ortaya çıkmasını konu alıyor. Polisiye türündeki gerilimli dramın başrollerini ise Martina Gedeck, Ulrich Mühe, Sebastian Koch ve Ulrich Tukur paylaşıyor. 2007 yılında En İyi Yabancı Film dalında Oscar’ı almaya başaran The Lives of Others’ın aynı zamanda da IMDB Top 250 listesinde 56. sırada yer aldığını söylemek gerekli.

 

This Must Be The Place (2011)

IMDB Puanı: 6,7

Metascore: 61

Başrollerini Sean Penn, Frances McDormand ve Olwen Fouere’nin paylaştığı “This Must Be The Place”, evine dönen emekli rock yıldızı Cheyenne’nin (Sean Penn) hikayesini anlatıyor. Senaryosunu ve yönetmenliğini Paolo Sorrentino’nun üstlendiği yapım II. Dünya Savaşı sonrasını konu alan birçok yapım arasında gözden kayboluyor olmasına karşın birçoklarından farklı bir dünyayı, çok daha farklı hayatları anlatıyor olmasıyla izleyicinin dikkatini çekmeyi başarıyor. İntikam arayışının verdiği dramatik havasına karşın mizahi yönüyle de dikkat çekiyor.

 

Remember (2015)

IMDB Puanı: 7,4

Metascore: 52

86 yaşındaki Kanadalı aktör Christopher Plummer’ın başrolde olduğu Atom Egoyan imzalı Remember filmi, hafıza kaybıyla boğuşmakta olan ihtiyar bir adamın intikam arayışını anlatıyor. Auschwitz kampından kurtulmuş olan arkadaşı ve elinde tuttuğu mektupla ailensin ölümünden sorumlu olan kişiyi arayan Zev Guttman’ın hikyesini konu alan film, 70 yıl sonra gözünü intikam bürüyen bu adamın hem geçmişle hem de bugünle hem bunamayla olan mücadelesini perdeye yansıtıyor. Ancak Mima’nın hayatı, peşini bırakmayan geçmişi yüzünden alt üst oluyor.

 

Enemy (2013)

IMDB Puanı: 6,9

Metascore: 61

Bir Denis Villeneuve filmi olan 2013 yapımı Enemy sıradan bir adamın, bir filmde gördüğü birebir kopyasının peşine düşmesini anlatıyor. Toronto’da bir  tarih profesörü olarak hayatını sürdürmekte olan Adam Bell isimli bu adam, kiraladığı bir filmde karşısına çıkan ve kendine tıpatıp benzeyen bu Anthony Claire adlı adamın peşine düşüyor. Birbirlerini takıntı haline getiren ikilinin hayatları bir noktadan sonra ise iç içe geçiyor. Başrolde Jake Gyllenhaal’un yer aldığı filmde ünlü oyuncuya Sarah Gadon ve Mélanie Laurent eşlik ediyor.

 

Perfect Blue (1997)

IMDB Puanı: 7,9

Bir Japon animasyonu olan Perfect Blue, eskiden bir pop şarkısı olan, şimdilerde ise kariyerine aktris olarak devam eden Mima’nın hayatını anlatıyor. Ortalığı kasıp kavuran CHAM adlı gruptan ayrılan ve kendi hayali olan oyunculuğun peşinden koşturmaya başlayan Mima, tecavüz mağdurlarını canlandırıp dergilere çıplak pozlar vererek istediği kariyere kısa sürede ulaşmayı başarıyor.

 

Where The Truth Lies (2005)

IMDB Puanı: 6,5

Metascore: 47

Rupert Holmes’un romanından uyarlanan Atom Egoyan filmi Where The Truth Lies, başrollerini Kevin Bacon ve Colin Firth’ün paylaştığı gizem ve gerilim dolu bir polisiye. Eski bir komedyen olan Vince Collins’in (Firth), hayatını kaleme alması için genç gazeteci Karen (Alison Lohman) ile anlaşmasıyla başlayan hikaye, daha Vince ile eski iş ortağı Lanny (Bacon) arasındaki ilişkinin neden bozulduğunu, ardındaki sır perdesini de aralayarak anlatıyor. Filmin Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye adaylığı bulunuyor.

 

The Dead Girl (2006)

IMDB Puanı: 6,7

Metascore: 65

Başrolde Avustralyalı kadın oyuncu Toni Collette’nin yer aldığı The Dead Girl filmi, adından da anlaşıldığı üzere bir kızın ölümü üzerinden ilerliyor. Los Angeles’ta geçen ve beş bölümden oluşan hikaye, günün birinde bir ceset bulan mutsuz bir kadının, genç kızın cesedi üzerinden onun ölümün arkasındaki gerekçeleri araştırmasını anlatıyor. Farklı hikaye ve gerekçelerin bir araya geldiği ve görünüşte birbiriyle bağlantısı olmayan insanları bir araya getiren The Dead Girl, sürükleyici senaryosuyla dikkat çekiyor.

 

The Departed (2006)

IMDB Puanı: 8,5

Metascore: 85

Sinemaseverlerin favori filmleri arasında yer alan ve zengin kadrosuyla dikkat çeken The Departed / Köstebek filmini pazarlamanın pek bir manası yok aslında. Leonardo DiCapri, Matt Damon, Jack Nicholson, Mark Wahlberg, Marin Sheen, Alec Baldwin ve Vera Farmiga isimlerini yeter bile esasen ama filmin yönetmenliğini Martin Scorsese’nin yaptığını da söylemek lazım. IMDB Top 250 listesinde 42. sırada bulunan 4 Oscar’lı filmi hala izlememiş olan varsa çok şey kaybediyor, benden söylemesi.

 

Neerja (2016)

IMDB Puanı: 7,8

“Bir Hindistan yapımının bu listede işi ne?!” diyenlerin sesinin duyar gibiyim. Ama unutmayalım ki Hindistan’da bir Bollywood gerçeği var. Her ne kadar Bollywood denince akla dansları, yerel kıyafetleri ve neşeli aksanları gelse de Hindistan sineması da polisiye türünde oldukça başarılı. Bir biyografi olan dram/gerilim türündeki Neerja ise bir terörist grup tarafından kaçırılan Pan Am 73’ün hikayesini konu alıyor. 1986 yılında gerçekleşende hadisede Neerja Bhanot kadın (filmde kendisini Sonam Kapıır canlandırıyor) kendi hayatını feda ederek 359 kişinin hayatta kalmasını sağlamıştı.

 

Changeling (2008)

IMDB Puanı: 7,8

Metascore: 63

Angelina Jolie’nin başrolde olduğu Clint Eastwood imzalı 2008 yapımı Changeling filmi, 1928 yılında, Los Angeles sokaklarında geçiyor. İşten eve döndüğünde dokuz yaşındaki oğlunu evde bulamayan bekar anne Christine Collins’in (Angelina Jolie) Los Angeles polisini aramasıyla başlayan hikaye, 5 ay sonra oğlunun bulunmasıyla sona yaklaşıyor. Ancak tam oğluna kavuştuğunu zannederken Christine, oğluna tıpatıp benzeyen bu çocuğun kendi oğlu olmadığı konusunda ısrar ediyor. Gerçek bir hikayeden uyarlanan film, sürükleyici senaryosuyla izleyiciyi alıp götürüyor.


Bu içeriğe tepkiniz?

Kalplere Boğuldum Kalplere Boğuldum
1
Kalplere Boğuldum
Gül Gül Öldüm Gül Gül Öldüm
0
Gül Gül Öldüm
Biraz Düşünceli Biraz Düşünceli
1
Biraz Düşünceli
Şok Oldum Şok Oldum
1
Şok Oldum
Sinirliyim Sinirliyim
0
Sinirliyim
Katılmadım Katılmadım
3
Katılmadım

Yorumlar

Yorum yazabilmek için giriş yapınız.