Bunları İzlemeden Olmaz! Düşük Bütçesine Karşın Gişede Fırtınalar Koparan 10 Film!

Düşük bütçeli olmalarına karşın gişede yeri yerinden oynatan, milyon dolarlar kazandıran 10 filmi listeledik.


Bunları İzlemeden Olmaz! Düşük Bütçesine Karşın Gişede Fırtınalar Koparan 10 Film!

İyi film nedir? Eleştirmenlerin en beğendiği mi, imdb puanı en yüksek olan mı yoksa hakkında en çok konuşulan mı? “İyi film” nedir sorusunu tartuşıladursun, gelin biz düşük bütçesine rağmen seyircinin sevgilisi olup gişede başarı yakalayan ve yapımcısın cebini adeta dolduran filmlere şöyle bir bakalım:

 

The Breakfast Club (1985)

IMDB Puanı: 7,9

Metascore: 62

Ayrı dünyaların insanı beş öğrenci, Cumartesi günü cezaya bırakılırlar. Birbirlerini tanımayan ve birbirlerinden oldukça farklı olduklarını bu beş kişinin aslında sandıklarından çok daha fazla ortak noktaları vardır. Karakterlerin hikayelerini dinlediğimiz, sırlarını öğrendiğimiz film her ne kadar bir gençlik film olsa da döneminin en akıcı ve eğlenceli filmlerinden biri esasen. Öyle ki yönetmenliğini John Hughes’ın üstlendiği film 1 milyon dolarlık bütçesine karşın 51 milyon dolarlık bir gişe elde ederek adını yılın en karlı filmleri arasında en tepeye yazdırmıştı.

 

Welcome to the Dollhouse (1995)

IMDB Puanı: 7,4

Metascore: 83

Yine bir gençlik filmi olan Welcome to the Dollhouse, 7. sınıfa giden Dawn Weiner’ı konu alıyor. İlgisiz bir anne - baba, inek bir abi, ilgi çekici bir kız kardeş ve burnu havada sınıf arkadaşlarının yanı sıra bir de kendi özgüven sorunlarıyla boğuşan New Jersey’li Dawn’ın yorucu hayatı günün birinde hayatına giren yeni arkadaş sayesinde tümüyle değişiyor. Yetişkinlik yolundaki ilk adımların ne denli zorlu olabileceğini açıkça gösteren film, festivallerin favorileri arasında yer almasının yanı sıra 800,000 dolarlık bütçesine karşın gişede 4,5 milyon dolarlık bir gelir elde etmişti.

 

My Left Foot: The Story of Christy Brown (1989)

IMDB Puanı: 7,9

Metascore: 97

“Sol Ayağım” adlı otobiyografinin yazarı Christy Brown’un hayat hikayesini konu alan my Left Foot: The Story of Christy Brown, yalnızca sinema tarihinin değil aynı zamanda insanlık tarihinin de en mucizevi hikayelerinden birini anlatıyor. Sol ayağı haricinde hareket etme kabiliyetinden yoksun olarak doğan Christy Brown buna karşın resim yapmayı ve yazı yazmayı öğreniyor, hatta kendi hayat hikayesini bile kaleme alıyor! Daniel Day-Lewis’in Christy Brown’a hayat verdiği 2 Oscarlı film, 736,000 dolarlık bütçesine karşın gişede 15 milyon dolara yakın bir başarıyı hak ederek elde ediyor.

 

Nalf Nelson (2006)

IMDB Puanı: 7,2

Metascore: 85

İddia ediyorum, Ryan Gosling’i daha önce böyle görmediniz. Donuk bakışlar,ciddi bir yüz ifadesi, düşük ve dar omuzlar… Half Nelson filminde Gosling, Dan Dunne adlı bir karakteri canlandırıyor. Şehirdeki bir devlet okulunda öğretmenlik yapan tarih hocası ve kız basketbol takımı antrenörü Dan, aynı zamanda da bir uyuşturucu bağımlısı. Takımdan ve tarih sınıfından öğrencisi 13 yaşındaki Drey ile kurduğu dostlukla birlikte ise hem Drey’in hem de Dan’in hayatı değişmeye başlıyor. Gosling’e En İyi Erkek Oyuncu Oscar ‘ı adaylığı kazandıran film gişede ise 700,000 dolarlık bütçesine karşın 4,5 milyonluk bir gelir elde ediyor.

 

A Seperation (2011)

IMDB Puanı: 8,4

Metascore: 95

Ayrılık hiçbir zaman kolay olmamıştır, fakat İranlı çift Nader ve Simin için çok daha zordur, hayatlarını tümüyle değiştirmiştir. Asghar Farhadi imzalı Oscarlı film, aynı zamanda IMDB’nin en iyi 250 film listesinde de 110. sırada yer alıyor. Çiftin ayrılığını zorlaştıran ise önlerindeki tercih: Ya kızlarına iyi bir gelecek sunmak için başka bir ülkeye gideceklerdir ya da İran’da kalıp Nader’in Alzheimerlı babasına bakacaklardır. Nader kalmaktan, Simin ise kızını alıp gitmekten yanadır ve bu ayrılık illa gerçekleşecektir. Bu çarpıcı öykü Farhadi adını tarihe kazımanın yanı sıra yapımcılara da 500,000 dolarlık yatırıma karşın 20 milyonluk bir gelir sağlamıştır.

 

 

Brick (2005)

IMDB Puanı: 7,4

Metascore: 72

Joseph Gordon-Levitt’in başrolde olduğu bir gençlik filmi Brick. Brendan adındaki yalnız bir gencin lisesindeki yer altı dünyasına nasıl dahil olduğunu konu alıyor. Eski sevgilisinin ani kayboluşunun ardındaki gerçeği araştıran Brendan ardından kendini uyuşturucu karteliyle karşı karşıya buluyor. Emily’nin öldürülmesinin ardında yatan motivasyonu, uyuşturucu çetesinin üyelerini yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Gerilim dolu polisiye, bizlere hiç de alışık olmadığımız bir hikaye anlatırken klişeleri ve kalıpları da yıkıp geçiyor. Karşılığını ise 475,000 dolarlık bütçesini 10’a katlayıp 5 milyon dolarlık bir gişe elde ederek alıyor.

 

Napoleon Dynamite (2004)

IMDB Puanı: 6,9

Metascore: 64

Napoleon Dynamite filmi, Napoleon Dynamiye adlı bir çocuğun hikayesini konu alıyor. Büyükannesi ve 32 yaşındaki abisiyle birlikte yaşayan Napoleon, bir yandan evdeki meselelerle uğraşırken diğer yandan da en yakın arkadaşı Pedro’ya, okul başkanlığı seçimlerinde acımasız Summer Wheatley’i yenmesi için yardım ediyor. Seçim heyecanının yanı sıra gençlik sorunlarını da konu alan bu kahkaha fırtınası, kendi türünün en yüksek gelirli filmlerinden biri oluyor: 46 milyon doları 400,000 dolarlık düşük bir bütçeyle elde ediyor!

 

Wendy and Lucy (2008)

IMDB Puanı: 7,1

Metascore: 80

Michelle Williams’ın ve Lucy’nin başrolde olduğu Wendy and Lucy filmi Wendy adlı bir kadının hayatını konu alıyor. 2007 krizi ile hayatı bir anda altüst olan Wendy’nin hayatı kısa sürede çöküşe doğru giderken bir de canından çok sevdiği köpeği Lucy’i de elinden alıyorlar. Bir yandan hayatını yoluna sokmaya, bir yandan her geçen gün belirsizliği daha da artan krizle mücadele etmeye çabalarken diğer yandan da Lucy’i geri almaya çabalıyor. Krizin etkileri ve sonuçlarını oldukça dramatik bir hikayeyle harmanlayarak anlatan film izleyicinin sevgisini kazanmış olacak ki gişede de 200,000 dolarlık bütçesini 6’ya katlayıp 1,2 milyon dolarlık bir gelire ulşaıyor.

 

Once (2006)

IMDB Puanı: 7,9

Metascore: 88

Dramatik bir aşk hikayesini müzikler eşliğinde anlatan Oscar ödüllü bir hikaye Once. Bir tarafta Dublin’li gitarist/şarkıcı/besteci adamımız, diğer tarafta ise fırsat buldukça piyano çalan Çekyalı bir kız. Biri babasının tamirhanesinde çalışıp, Dublin gecelerinde sokakta gitar çalarak parasını kazanıyor, diğer ise gündelik işlerden kazandığıyla Annesi ve kızına bakıyor. Şans eseri tanışan bu iki isimsiz insan bir araya geliyorlar ve kız adama Londra’ya götürmesi için bir demoda yardımcı oluyor. Her yeni çalışmada ise kız ve erkek arasında romantik bir bağ kuruluyor. Bu alışılagelmedik aşk hikayesi, 150,000 dolarlık bütçesine karşın 20 milyon doların üzerinde gelir getirerek adeta yoktan milyon dolarları var ediyor.

 

In the Company of Men (1997)

IMDB Puanı: 7,3

Metascore: 81

Genç bir Aaron Eckhart izlediğimiz In the Company of Men filmi bizlere iki iş adamının bir iş için şehir dışına yaptıkları sıkıcı iş seyahatini anlatıyor. Ya da en azından öyle başlıyor. Bu seyahatten sıkılan ikili, kasaba güzelinin peşinden koşarak biraz eğlenmeye karar veriyorlar. Kadınlardan intikam almak isteyen ikili bu masum kızın aklını çelip hayatını mahvetmeye çalışsalar da işler pek de bekledikleri gibi gitmiyor. 25,000 dolarlık yok denebilecek bütçesiyle film daha ilk haftasında 100,000 doları bularak zaten amacına ulaşıyor. Ancak beklentilerinin çok daha ötesine çıkan film, bütçesini 100’e katlayarak 2,5 milyon doları bile aşıyor!


Bu içeriğe tepkiniz?

Kalplere Boğuldum Kalplere Boğuldum
3
Kalplere Boğuldum
Gül Gül Öldüm Gül Gül Öldüm
1
Gül Gül Öldüm
Biraz Düşünceli Biraz Düşünceli
1
Biraz Düşünceli
Şok Oldum Şok Oldum
1
Şok Oldum
Sinirliyim Sinirliyim
3
Sinirliyim
Katılmadım Katılmadım
1
Katılmadım

Yorumlar

Yorum yazabilmek için giriş yapınız.