Bu Detayları Hiç Görmediniz! İşte Korku Filmlerindeki O Detaylar!

Korku filmlerinin hiç bilinmeyen bu yönlerini sizler için sergiledik.


Bu Detayları Hiç Görmediniz! İşte Korku Filmlerindeki O Detaylar!

Korku filmleri hepimizin hayatında kalitelisi veya kalitesizi olarak yer edindi. Fakat durum bu olsa da her filmin içinde bir detay saklı olduğunu görüyoruz. İşte o 10 detay!

1) Tarihin en kült korku filmlerinden The Mummy’nin aşağıda duran posteri 1997 yılında tam 435 bin dolara satıldı. Fiyat 2005 yılında Metropolis’in posterinin 690 bin dolara satılmasına kadar rekorunu korudu.

2) Son yılların en sansasyonel korku filmlerinden The Babadook’un senarist ve yönetmeni olan Jennifer Kent, filmininin tasarımını yaparken 1927 yapımı kayıp film London After Midnight’tan esinlenmiş.

3) Stanley Kubrick’in en değerli eserlerinden The Shining’in en ünlü sahnesi “Here’s Johnny!” nin çekilmesi tam 3 gün sürmüş ve toplamda tam 60 kapı kullanılarak sahne çekilmiş.

4) Jordan Peele’nin bu yıla damga vuran filmi Get Out’un Michael Abels imzalı soundtracki Sikiliza Kwa Wahenga’nın çevirisi: ‘Brother, run! Listen to the elders. Listen to the truth. Run away! Save yourself.‘ Yani ‘Kardeşim, kaç!. Yaşlıların sözünü dinle. Gerçeği dinle. Kaç! Kurtar kendini!‘.

5) Korku ustası olan ve ilkleriyle bilinen Alfred Hitchcock’un Psycho filmi musluğun ekrana doğru açıldığını gösteren ilk Amerikan yapımı film.

6) Orijinallik denildiği zaman ilk örnekler  arasında gösterilen The Cabin in the Woods’ta Jules karakterini canlandıran Anna Hutchison’ın duvara asılı kurt kafasını öptüğü sahnenin daha tolere edilebilir olması için kurt diline pudra şekeri sürülmüş.

7) Yakın zamanda kaybettiğimiz usta aktör Christopher Lee’nin Dracula’ya hayat verdiği filmde giydiği pelerin, 2007 yılında Londra’da bir kostüm dükkanında ortaya çıktı ve açık arttırmayla tam 35 bin dolara satıldı.

8) Night of Living Dead filminin zombilerin yanmış kamyonun içerisindeki insanları yedikleri sahnesinde oyuncular aslında çikolata sosuyla kaplı kızartılmış jambon yemekteymiş. Ancak yedikleri şey ağızda o kadar kötü bir tat bırakıyormuş ki solgun ve hasta gibi görünen oyunculara aşırı miktarda makyaja ihtiyaç duyulmuş.

9) 1931 yapımı Frankestein'de yer alan canavar aslında Mary Shelley’in romanındaki karakterle fiziksel olarak pek de benzeşmiyor. Makyaj sanatçısı Jack P. Pierce’ın karakteri daha korkutucu bir hale getirmek için büyük kafalı, patlak gözlü ve boynunda kesik izleriyle tasarladığı Frankenstein’ın sonraki yıllarda gelen filmlerinde de gördüğümüz bu anormal fiziksel özellikler, tamamen Jack P. Pierce’tan etkilenerek ortaya çıkmış.

10) Edgar Wright’ın Cornetto Üçlemesi’nin ilk filmi olan Shaun of the Dead’te Coldplay’ın solisti Chris Martin’in bir haber kanalında kendisini canlandırdığına dikkat etmişsinizdir. Ancak Martin’in filmdeki tek rolü bu değil, kendisi ayrıca Liz ve Shaun’un Winchesterlar’ın evinden kaçtıktan sonra sokaktaki telefon kulübesinin civarında yer alan zombiyi de canlandırmış.

 

Bu içeriğe tepkiniz?

Kalplere Boğuldum Kalplere Boğuldum
0
Kalplere Boğuldum
Gül Gül Öldüm Gül Gül Öldüm
0
Gül Gül Öldüm
Biraz Düşünceli Biraz Düşünceli
0
Biraz Düşünceli
Şok Oldum Şok Oldum
1
Şok Oldum
Sinirliyim Sinirliyim
1
Sinirliyim
Katılmadım Katılmadım
1
Katılmadım

Yorumlar

Yorum yazabilmek için giriş yapınız.