Ayla: Oscar Hayali Acaba Sonunda Gerçek Mi Oluyor?

Türkiye'nin Oscar adayı Ayla acaba Oscar'ı alabilecek mi?


Ayla: Oscar Hayali Acaba Sonunda Gerçek Mi Oluyor?

Türkiye’yi Los Angeles’ta, Akademi Ödülleri’nin dağıtılacağı gecede “Yabancı Dilde En İyi Film” dalında temsil edecek Ayla filmi bu hafta vizyona giriyor. Oscar için yarışacak Ayla’nın şansı var mı peki?

 

1) Hollywood işi bir hikaye

Piyanist (The Pianist), Er Rayn’ı Kurtarmak (Saving Private Ryan), Hayat Güzeldir (Life is Beautiful), Pearl Harbor ve niceleri… Bilindiği üzere Avrupa ve Amerikan sineması savaş filmleriyle, mucizevi hikayeler ve kahramanlıklarla dolu. Bizde ne var peki? Hiç. Film olacak onca hikaye, onca kahramanlığa karşın böylesi kaç filmimiz var? Artık var. O da Ayla. Tam Hollywood’un seveceği türden, mucizevi bir hikaye.

 

2) Peki hikayenin detayları?

Ayla’nın hikayesi Kore Savaşı’na dayanıyor. İskenderun’daki birlikte bir makinist olan Astsubay Süleyman, vatan çağrısını duyup Kore’ye gidiyor. Çin’in de savaşa dahil olmasıyla ortalığın karıştığı bir gecede ormanın içinde, karanlıkta Koreli bir çocuk buluyor. Adını bilmediği bu kıza önce Ay yüzünden dolayı Ayla adını koyuyor, sonra da 15 ay boyunca onun adeta babası oluyor. 15 ayın sonunda ayrılan Süleyman ile Ayla, 65 yıl sonra ise yeniden buluşuyor.

 

3) Gerçek bir hikaye

Ayla ile Süleyman’ın ayrılış sebebi bürokrasi. Koreli bir çocuk olan Ayla Kore’de kalıyor, ordu çağrısına hayır diyemeyen Süleyman da gemiye bindirilip Türkiye’ye döndürülüyor. Ülkeye döner dönmez yeniden Ayla’ya kavuşmak için konsolosluk başta olmak üzere her kapıyı çalıyor. Ancak Ayla’nın ne kaydı var ne de izi… Bulamıyor canından çok sevdiği üvey kızını. 65 yıl boyunca sözünü tutmanın hayaliyle yaşıyor, onun izini arıyor. 2015’te ise, 1950 yılında  hayatına giren kızını yeniden buluyor.

 

4) Ee başka?

Ayla elbette yalnızca Süleyman ve Ayla’nın ilişkisini anlatmıyor, bizleri Kore Savaşı’na da götürüyor. Çin’in savaşa nasıl dahil olduğu, savaşın nasıl uzadığı, Türkiye’nin nasıl liderlik üstlendiğiyle devam ediyor. Ünlü sarışın Marilyn Monroe’nun Türk askerini ziyareti, Ali Astsubay’ın ölümünü, savaşın kanlı yüzünü, dost ile düşmanı birbirinden ayırmanın imkansız hale geldiği, etik değerlerin kaybolduğu o gri bölgenin acılarını gösteriyor.

 

5) Zengin oyuncu kadrosu

Hani Hollywood yapımı büyük prodüksiyonlu filmlerde birbirinden ünlü ve birbirinden farklı tarzdaki ünlü isimleri bir arada görürüz ya, Ayla da tam öyle bir film işte. Başrolde İsmail Hacıoğlu’nun olduğu filmde Çetin Tekindor yaşlı Süleyman’ı canlandırıyor. Ali Atay’dan Murat Yıldırım’a, Damla Sönmez’den Meral Çetinkaya’ya birçok ismin olduğu zengin oyuncu kadrosunda Büşra Develi, Taner Birsel, Erkan Petekkaya, Sinem Uslu, Duygu Yetiş ve Altan Erkekli de yer alıyor.

 

6) Ne ararsan var, sanırsın pazar yeri…

Tam da Hollywood sinemasının seveceği tarzda bir film Ayla, izleyici dostu. Aksiyon desen var, aşk desen var, baba-kız ilişkisinden tut da bürokrasinin doğurduğu o acımasızlığın bir sonucu olan ağır drama kadar her şey var. Çatışmanın yol açmış olduğu gerilim de var, özellikle de Ali Atay üzerinden ilerleyen ve insanın yüzünü güldüren küçük mizahi öğeler, şakalar, espriler de…

 

7) Peki oyunculuklar?

Oyunculuklar şahane mi, değil tabi ki. Tam da bir Hollywood filminden bekleneceği üzere yan karakterler tipleştirilmiş, rolün içine öyle bir girmiş ki abarttıkça abartmış. Süleyman da bu tiplemeler içinde filmdeki tek karakter olarak öne çıkıyor. Fakat burada kimseyi suçlamamak lazım, oyunculardan bu isteniyor, onlar da bu isteği yerine getiriyor. Tam da Hollywood filmlerinde olduğu gibi işte, bu tiplemelerle her kesimden izleyicinin ilgisi çekilmeye çalışıyor, başarılı da oluyor.

 

8) “And the Oscar goes to…”

Eğri oturup doğru konuşalım, Oscar bu yıl da Türkiye’ye gitmiyor. Ancak bunun nedeni filmin beğenilmemesi, kalitesizliği, yetersizliği değil. Film aslında bir Oscar filmi, tabi 15-20 yıl öncesinin. Savaş filmlerinin popüler olduğu, ilham verici bireysel hikayelerin değil kahramanlıkların ve o herkese hitap eden filmlerin öne çıktığı dönemde olsak Oscar’ı Türkiye’ye getireceğine kuşku yok diyebiliriz belki de. Ama şimdi değil, biraz geç kalmış bir hikaye maalesef….

 

9) İyi mi, kötü mü… Anlamadım…

Ayla filmi iyi bir film, hatta kusursuz. Ama kusurdan kasıt bir Hollywood sineması kopyası olması noktası. Hem Türkiye’deki izleyici hem de Amerika’daki sinemaseverlerin seveceği bir film, güzel, dokunaklı ve duygusal bir hikaye. Belki oyunculuklara alışmakta zorlanır izleyici, belki efektler biraz ucuz gelebilir ama onun dışında gerçekten de şaşırtıcı derecede başarılı bir “büyük prodüksiyon”. Yani gerçekten de iyi bir vizyon filmi, Oscar içinse maalesef “muhteşem” eşiğini geçecek ekstradan yoksun. He biraz da fazla “kamu spotu”…

 

10) Sonuç

Oscar yarışından ödülle ayrılmayacağı aşikar dahi olsa son düzlüğe girebilecek nitelikte bir film Ayla. Önceden de dediğim gibi izleyici dostu ve tam bir Hollywood filmi. Bugünün Akademi jürisi bu filme ödül verir mi, vermesi zor. Fakat izleyici kesinlikle çekecek, hatta Türkiye’de kesinlikle iyi gişe yapacak. Yapmazsa da televizyonlarda onlarca kez oynayacak, herkesi gözyaşlarına boğacak. Beni boğdu valla, ne yalan söyleyeyim. Gidin izleyin ve kesinlikle mendilsiz izlemeyin!

Bu muhteşem filmin biletini hemen almak isterseniz tıklayınız.?


Bu içeriğe tepkiniz?

Kalplere Boğuldum Kalplere Boğuldum
38
Kalplere Boğuldum
Gül Gül Öldüm Gül Gül Öldüm
2
Gül Gül Öldüm
Biraz Düşünceli Biraz Düşünceli
22
Biraz Düşünceli
Şok Oldum Şok Oldum
8
Şok Oldum
Sinirliyim Sinirliyim
4
Sinirliyim
Katılmadım Katılmadım
8
Katılmadım

Yorumlar

Yorum yazabilmek için giriş yapınız.