Ağzımız Açık İzledik! Kadınların Ortalığı Kasıp Kavurduğu Filmler | Part II

Güçlü kadınları anlatan filmlerin yer aldığı listemizin ikinci kısmı


Ağzımız Açık İzledik! Kadınların Ortalığı Kasıp Kavurduğu Filmler | Part II

Bazıları duygusal, dramatik, bazıları ise ilham verici... Kimi aşkın gücünü anlatıyor, kimi ise aşkın ne kadar can yakıcı olabildiğini… Biri mutlu sonla biterken, bir diğer ise insanın kalbinde derin bir sızı bırakıyor…

Sinema tarihinin güçlü kadınlarını, en etkileyici hikayelerini, büyük aşklarını ancak bundan da öte değişen hayatları anlatan 20 filmlik listenin iki bölümü:

 

Elizabeth: The Golden Age (2007)

Olgun bir Kraliçe Elizabeth ile karşılaştığımız Elizabeth: The Golden Age filmi, adından da anlaşıldığı üzere kraliçenin altın çağını anlatıyor. Birçok krize, suikast girişimiyle, İspanyol Armada’sıyla, ardından çevrilen oyunlarla ve elbette sonunda hayal kırıklığı yaşanan aşk hikayeleriyle mücadele ediyor. Dönemin en güçlü kadın figürlerinden biri olan Kraliçe Elizabeth’i Cate Blanchett canlandırıyor. Shekhar Kapur imzalı filmde Blanchett’e Geoffrey Rush ve Clive Owen eşlik ediyor.

 

Where the Heart Is (2000)

Sinemanın en acıklı öykülerinden birine ev sahipliği yapan Where the Heart Is, henüz 17 yaşında olan hamile genç bir kadını konu alıyor. Sevgilisi tarafından Oklahoma’daki Wal-Mart’lardan birinde terk edilen Novalee Nation, sonrasında ise kendine yeni bir hayat kurmanın mücadelesini veriyor. Ruh eşini kaybeden ve karamsarlığa düşen Novalee’nin yardımına ise Lexie Coop koşuyor. Natalie Portman’ın başrolde olduğu, kendisine ise Ashley Judd’ın eşlik ettiği Where the Heart Is, filmografik değilse de hikaye olarak izleyicinin yüreğine dokunmayı başarıyor.

 

The Messenger: The Story of Joan of Arc (1999)

Güçlü kadın oyuncu deyince akla gelen isimler arasında en başlarda gelen Milla Jovovich’in Luc Besson yönetmenliğinde çektiği filmi The Messenger: The Story of Joan of Arc, gelecekten bir sahne gören genç bir kızın Fransa topraklarını, orayı baskı altına almış zorbalardan kurtarmasının hikayesini anlatıyor. Gerçek bir hikayeden esinlenilerek beyazperdeye uyarlanmış olan hikayede Jovovich Arc’lı Joan’ı, John Malkovich ise VII. Charles’ı canlandırıyor.

 

Head in the Clouds (2004)

Hollywood sinemasının sayılı güzellerinden Charlize Theron’un başrolde yer aldığı savaş, dram ve aşk dolu bir hikaye. 1930lar İngiltere’sinde, Paris’inde ve İspanya’sında geçen hikaye, Paris’teki dairesini İrlandalı bir öğretmen olan Guy Malyon ve İspanyol göçmen Mia ile paylaşan Gilda Bessé’nin hikayesini anlatıyor. Guy ve Mia faşizme karşı savaşırken Gilda ise bir fotoğrafçı olarak burjuva sınıfı içindeki kariyerini sürdürüyor. Bu ayrım, üç arkadaşın dostluğunun da sonu oluyor. Charlize Theron’un izleyiciyi büyülediği performansta göçmen kız Mia’yı ise güzeller güzeli Penélope Cruz canlandırıyor.

 

Elegy (2008)

Bir tarafta Gandhi’yi, Schindler’s List’in Itzhak Stern’ini, Shutter Island’ın Dr. Cawley’sini canlandıran ünlü aktör Ben Kingsley diğer tarafta ise Latin güzel Penélope Cruz. İzleyicinin iliklerine kadar işleyen Elegy, bir profesör ve genç öğrencisi arasındaki ilişkiyi anlatıyor. Acımasız David Kepesh’in hayatı, içindeki cinsel arzuları uyandıran bu genç ve ağır başlı, çekici kadınla birlikte kaosa sürükleniyor. Kadının en güçlü görünen erkeği bile bir kediye çevirebileceğinin etkili bir örneği.

 

Amélie (2001)

Jean-Pierre Jeunet imzalı Amélie filmi sahip olduğu 5 Oscar adaylığının yanı sıra IMDB’nin “En İyi 250 Film” listesinde de 80. sırada yer alıyor. Audrey Tautou adını Hollywood camiasına sunmayı başaran film, obsesif genç kız Amélie Poulain’in hayatını anlatıyor. Babası tarafından kalp hastası teşhisi konan Amélie’nin hayatı, daha küçüklüğünden beri fantastik rüyalar aleminde geçiyor. Hayatını insanları mutlu etmeye adayan bu “hayalet kız” dünyada umudun tükenmediğinin kanlı canlı kanıtı olarak karşımıza çıkıyor.

 

My Week with Marilyn (2011)

Sarışın denince akla gelen ilk isim. Uçuşan elbisesini tutuşu ancak poz vermeyi de ihmal etmeyişiyle hafızalara kazınan, bir idol haline gelen dünyaca ünlü isim Marilyn Monroe’nun Sir Laurence Olivier ile The Prince and the Showgirl (1957) çekimlerimdeki ilişkisini konu alıyor My Week with Marilyn. Michelle Williams’ın Monroe’u, Eddie Redmayne’nin sahne arkadasındaki bu ilişkiyi kameraya alan Colin Clark’ı, Kenneth Branagh’nın ise Laurence Olivier’i canlandırdığı film, dünya tarihinin en önemli kadınların birinin özelini beyazperdeye yansıtma özelliğini taşıyor.

 

Evita (1996)

Bir anda Arjantin başkanı Juan Perón’un eşi olarak anılmaya başlayan Arjantinli aktris Evita Duarte’nin hayatını konu alıyor Evita. Arjantin tarihinin hem en sevilen hem de en nefret edilen kadını olmayı başaran Maria Eva Duarte de Perón’un hayatını anlatan filmin müziklerini ise The Phantom Of the Opera’nın ardındaki zeka Andrew Llyod Webber  yatıyor. Filmde Evita’yı Madonna, Juan Perón Jonathan Pryce, Ché’yi ise Antonio Banderas canlandırıyor.

 

Gia (1998)

Yine bir biyografi olan Gia, Gia Carangi’nin hayatını konu alıyor. 1970lerin en ünlü modelleri arasında en tepelerde yer alan Gia’nın nasıl hızla zirveye çıkıp nasıl en dibe düştüğünü anlatan filmin sonunda ise ünlü modelin beklenmeyen ölümüyle karşılaşıyoruz. Genç, asi ve seksi bir Angelina Jolie ile karşılaştığımız film, moda dünyasının zorluklarından yalanlarına her yönünü mercek altına alma niteliğine de sahip. Zekası yüzünden zirveden dibe indirilen Gia’nın hikayesi kesinlikle görülmeye değer.

 

Coco Before Chanel (2009)

Amélie ile adını tüm dünyaya duyuran Audrey Tautou’nun başrolde olduğu Coco Before Chanel filmi, Coco Chanel’in moda dünyasındaki yükselişini ve yükselirkenki fedakarlıklarını konu alıyor. Moda dünyasının kalıplaşmış yargılarını, algılarını yıkma cesaretini gösteren ve o sıkıcı kıyafetleri tarihin karanlık sayfalarına gömen tarzıyla, bunun yanı sıra duruşu ve edasıyla insanları hem büyüleyen hem de adını gündelik hayatın her köşesine yazdıran Coco Chanel’in etkileyiciyi hikayesini anlatıyor. Biyografi severlerin kaçırmaması gereken bir film.


Bu içeriğe tepkiniz?

Kalplere Boğuldum Kalplere Boğuldum
0
Kalplere Boğuldum
Gül Gül Öldüm Gül Gül Öldüm
0
Gül Gül Öldüm
Biraz Düşünceli Biraz Düşünceli
0
Biraz Düşünceli
Şok Oldum Şok Oldum
0
Şok Oldum
Sinirliyim Sinirliyim
0
Sinirliyim
Katılmadım Katılmadım
0
Katılmadım

Yorumlar

Yorum yazabilmek için giriş yapınız.